Markete tek bir amaç için gittim ped almaya. Ama
soramadım buraya yazmak ne kadar kolaysa gidip markette çalışan o çocuğa ped
nerde diye soramadım. Kendim buldum çilekli çikolatamı da aldım ve çıktım.
Bizi hayatta tutan sözlerimizi seçmemize sebep olan neydi.
Yani pedin yerini sormama engel olan neydi ya da hayallerimin peşinden gitmemi
engelleyen?
Kar kış ped derken bunalıma girdim sanırım.
İş yerinde sıcak sıcak oturmuş mailleri atarken aniden
kürkümü giyip buz gibi havada en yakın dostumu arayıp zırlamamın başka bi
açıklaması olabilir mi. Var aslında. Yaşamda birilerinin olmak için her şeyini vereceği
şeylere sahipken bu bencilliğimin ve mutsuzluğumun sebebi ne gerçekten
bilmiyorum. Tek bildiğim mutsuz olduğum. Ve beni suçlamayacak, bazıları gibi
kendi dertlerini aniden anlatıp seninkiler de ne ki demeyecek (bilirsiniz o
sinir bozucu tipleri her şey onlardadır ve her şey onlara zordur) birini aradım
ki bence o benim kardeşim.
Üniversiteye giderken yıllarca vapurla giden ki bence şimdi
daha çok fark ediyorum en büyük şanslarımdan biriydi bana yoldaş olan dost olan
hatta türküler söyleyen en yakın arkadaşım. O yollarda okulu bırakmayı
defalarca konuşup sonuna kadar gidip diplomamızı aldığımız dostum. Neden
bırakmadık yani sevmiyoruz yapamıycaz neden bırakmadık diye sordum o da
bilmiyordu benim gibi. O da masa başı sıkıcı bi iş buldu benim gibi pazartesi
başlıyor. Ama o benim aksine hayatının aşkıyla evli. İkiside evlenecek tipler
değildi ama aşk J
Onun dışında aynıyız sanırım. Ona evlenemek istemediğimi
sahip olduğum her şeye rağmen mutsuz olduğumu söyledim. Beni mutsuz eden
insanları hayatımdan atamadığımı söyledim ve ağladım. O da dinledi ve anladı.
Ben yine zırladım. En son ilerde çocuğum olduğunda ölürsem ona siz bakın
istiyorum dediğimde azcık delirmiş olabilir ama anladı biliyorum.
Şu an çayımı içip çilekli çikolatımı yerken tek düşündüğüm
sevgilim yokken evlenmeyi istemiyorken bile gelecekte ki beni öldürüp yine
gelecekte ki çocuğumu en yakın arkadaşlarıma emanet etmek istediğim. Kendime bi
kaktüs almalıyım sanırım.
Hayallerim için henüz geç değil ve toplumun benden beklediği
kişi olmakta beni mutsuz edecekken kendi istediğim kişi olmaya çalışmanın zor
olmasına rağmen en azından beni mutlu etmesi gerekmiyor mu? Tek bildiğim mutlu
olmadığı.
Belki mevsimliktir kış biter bahar gelir bende gelecekte
öleceğimi düşünüp bunu dert etmem belki de kış kutuplarda olduğu gibi hiç
bitmez ve ben yine bi çaresini bulurum di mi? Her zaman ki gibi? Ya da
arkadaşımı aramak yerine ona gider çay içer ağlar zırlar ve çılgınlar gibi
gülüp yine mutsuz ama sahip olduğu dostları annesi ve babası için şükretmeye
devam eden kız olurum.
Kim bilir.
Sonuç: yazı sevmem ama kışı hiç hiç hiç sevmem.
Amine!*
131220131533/cuma

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder