13 Aralık 2013 Cuma

Günlerden Çok Bunalım



Markete tek bir amaç için gittim ped almaya. Ama soramadım buraya yazmak ne kadar kolaysa gidip markette çalışan o çocuğa ped nerde diye soramadım. Kendim buldum çilekli çikolatamı da aldım ve çıktım.

Bizi hayatta tutan sözlerimizi seçmemize sebep olan neydi. Yani pedin yerini sormama engel olan neydi ya da hayallerimin peşinden gitmemi engelleyen?

Kar kış ped derken bunalıma girdim sanırım.

İş yerinde sıcak sıcak oturmuş mailleri atarken aniden kürkümü giyip buz gibi havada en yakın dostumu arayıp zırlamamın başka bi açıklaması olabilir mi. Var aslında. Yaşamda birilerinin olmak için her şeyini vereceği şeylere sahipken bu bencilliğimin ve mutsuzluğumun sebebi ne gerçekten bilmiyorum. Tek bildiğim mutsuz olduğum. Ve beni suçlamayacak, bazıları gibi kendi dertlerini aniden anlatıp seninkiler de ne ki demeyecek (bilirsiniz o sinir bozucu tipleri her şey onlardadır ve her şey onlara zordur) birini aradım ki bence o benim kardeşim.

Üniversiteye giderken yıllarca vapurla giden ki bence şimdi daha çok fark ediyorum en büyük şanslarımdan biriydi bana yoldaş olan dost olan hatta türküler söyleyen en yakın arkadaşım. O yollarda okulu bırakmayı defalarca konuşup sonuna kadar gidip diplomamızı aldığımız dostum. Neden bırakmadık yani sevmiyoruz yapamıycaz neden bırakmadık diye sordum o da bilmiyordu benim gibi. O da masa başı sıkıcı bi iş buldu benim gibi pazartesi başlıyor. Ama o benim aksine hayatının aşkıyla evli. İkiside evlenecek tipler değildi ama aşk J

Onun dışında aynıyız sanırım. Ona evlenemek istemediğimi sahip olduğum her şeye rağmen mutsuz olduğumu söyledim. Beni mutsuz eden insanları hayatımdan atamadığımı söyledim ve ağladım. O da dinledi ve anladı. Ben yine zırladım. En son ilerde çocuğum olduğunda ölürsem ona siz bakın istiyorum dediğimde azcık delirmiş olabilir ama anladı biliyorum.

Şu an çayımı içip çilekli çikolatımı yerken tek düşündüğüm sevgilim yokken evlenmeyi istemiyorken bile gelecekte ki beni öldürüp yine gelecekte ki çocuğumu en yakın arkadaşlarıma emanet etmek istediğim. Kendime bi kaktüs almalıyım sanırım.

Hayallerim için henüz geç değil ve toplumun benden beklediği kişi olmakta beni mutsuz edecekken kendi istediğim kişi olmaya çalışmanın zor olmasına rağmen en azından beni mutlu etmesi gerekmiyor mu? Tek bildiğim mutlu olmadığı.

Belki mevsimliktir kış biter bahar gelir bende gelecekte öleceğimi düşünüp bunu dert etmem belki de kış kutuplarda olduğu gibi hiç bitmez ve ben yine bi çaresini bulurum di mi? Her zaman ki gibi? Ya da arkadaşımı aramak yerine ona gider çay içer ağlar zırlar ve çılgınlar gibi gülüp yine mutsuz ama sahip olduğu dostları annesi ve babası için şükretmeye devam eden kız olurum.

Kim bilir.

Sonuç: yazı sevmem ama kışı hiç hiç hiç sevmem.

Amine!*
131220131533/cuma

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder