Son dönem. Masterda son dönem yani. Bi tezim kalıyor geriye
ama o da Allah kerim bi şekilde hallolur.

Tabii geçen yıl ki heyecan ve şevk yok bu dönem. Bi zorla gitmeler ders eklmeye çalışmalar ayyy hoca gelmese demeler. Lise ye giderken biliyormusun üniversite derslere gitmene gerek yokmuş paso geziyorsun muhabbetinin kurbanı olduk hepimiz en azından ben yüzde20 devamsızlık hakkı bi de hemşirelik okuyordum ben 4 yıl çile çektim stajlarda dönem sonu gelsede devamsızlıklarımızı topluca kullansak diye diye okulu bitirdim de bende bittim. Hoş ben yine her durumda gezme tozma ikilisiyle yollarımı kesiştirdim o ayrı.
Neyse bu dönem aldığım derslerden birinin ilk dersi zaten
hepi topu 3 ders alıyorum. Neyse derse girdim. İlk dönem en önde oturuyordum
düşünsene hoşa hapşursa benim suratıma patlıyor soru sorsa gözünün önünde kim
ben bana gelsin sorular. O sebepten verdim kararımı bu dönem orta sıralara
hatta arkalara yol almak. Ama hesap hatası şurdaki sınıf anfi gibi ve ortada
oturunca kabak gibi meydandayım neyse ki şimdi en arka köşeye oturuyorum ama o
gün en ortaya oturdum. Hocayla tanıştık falan eğlenceli biri gibi geldi. Bize aynı
zamanda beyin mi zihin mi işte onun da devrimini yapmak istiyormuş gündem den
azıcık ucundan politikadan bahsediyor. Ama son zamanlarda onu da bıraktı baktı
bizim sınıf azcık apolitik J
İlk dersi tabii şevkle bişeyler anlatıyor soru soruyor tabii bana sordu ne mi sordu sistem nedir
söyle dedi. Tabii ben ık mık ederken hoca oturduğu hoca masasının üzerinde
saçlarını karıştırdı önğne bakarken aniden tekrar bana döndü ve aynen şöyle
dedi, “akp sistemi nedir?” bi de güldü ardından. Sınıfta bu gibi bi hava esti
herkes şok oldu.
Burda parantez açmak isterim ki ders kamu da başörtüsü
serbest olduğu haftaya denk geliyor ve sınıfta ve başörtülü benim. Her ne
olursa olsun o sınıfta ak pli görünen tek kişi bendim sonuçta başörtülüyüm di
mi muhakkak ki akp ye gitmiştir oyum tek parti o çünkü hepimiz koyunuz fln
filan.
Konuyu fazla dağıtmadan hocayla diyaloglarımızı yazıyorum;
Hoca: akp sistemi nedir
Ben: Akp’lilere sorun.
Hoca: Hımmmm akp ye oy vermediğini vurgulama ihtiyacı
hissediyorsun yani. (burada bıyık altı gülüş)
Ben: Akp ye oy vermediğimi söylemedim.
Hoca: Vayyy kelime oyunları güzelll bu ders böyle eğlenceli
olur. (Görende siyasal bilimler ya da gazetecilikte ders veriyor zanneder.)
Bu arada sınıfta o gün 10 kişi falandık herkes tenis maçı izler gibi bizi izledi. En az benim kadar rahatsız oldular. Hoca da oldu ki bi ara ben bazen haddi mi aşarım beni kenara çekip benimle uğraşma diyebilirsiniz tarzında bi konuşma yaptı ama söz ağızdan bi kere çıkar di mi.
Akp ye ya da chp ye verdiğim oy kimseyi zerre ilgilendirmez
bırak sokaktaki adamı derse giren hocamı annemi bile bağlamaz. Başörtüm de bi
partinin sembolü ya da bi düşünce tarzının bayrağı asla değil. Ben Allah ın
emirlerini yeri getirmeye çalışan eksikliklerinin fazlasıyla farkında olan aciz
bi kulum ama karşımda ki hoca olduğu için benden daha üstün olmadığı gibi beni
ezme hakkına da sahip değil.
Derslerine hala giriyorum hatta en önde oturuyorum ve hala
arada ufak tefek atraksiyonlar olsada sonucu gülerek bağlamaya çalışıyoruz
zaten artık sadece ders anlatıyor. Hatta onun dersinde tahtaya günün sözünü ben
yazdım; “Adalet senden olmayana da adil olduğunda adelettir.”
Sonuç: Karşı komşumuzun 1buçuk yaşında ki kızı beni çok
seviyor. Adımı söyleyip ağlayan ve resmime gün içinde defalarca bakıp herkese
gösteren bir melek. Çok seviyoruz birbirimizi ve her gün muhakkak ne kadar
yorgun olsamda onu alıyorum ve evde oynuyoruz, bazen çıldırıyoruz :) Bu kadar saf temiz ve önyargısız
insanı dinlendiren ruhunu arındıran bi sevgi yok. Önyargısız günlere uyanmak umuduyla.
Amine!*
211120130957/perşembe
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder