Ben her türlü sıkılırım.
Gül gibi işim var tabii şimdilik. Ameliyathanede hemşirelik
yapmaya başladığımda da herkese mutlulukla çiçekler açarak anlatıyordum ayyy
şöyle keyifli böyle güzel, her şey uçuş uçuş. Tabii ameliyatha dediğinizde
insanların aklına sadece kan gözyaşı ve bi o kadarda kanlı organlar geldiği
için hayretle aldığım zevkten benim akıl sağlığımdan şüphelenmiş olsalarda
başlarda her şey benim için güzeldi. Tabii sonra mastera başlamam işlerin daha
da yoğunlaşması ve en önemlisi orda hayal ettiklerme ulaşamayacağımı görünce,
bi de üstüne makyajsız babamın pijama üstüyle 1karış suratla uyuku uyku diye
inleye inleye işe gitmeye başlayınca eee bari ayrılayım eğitim daha önemli tez
yazacağım deyip işten ayrıldım. Eve gelip bütün acımı ev ahalisinden çıkarmamda
etken oldu tabii annem en son terlik fırlataraktan ben mi çalış dedim sana
ayrılcaksan ayrıl ya da zırlamayı kes demeside etkili olmuş olabilir o kısım
muamma.
Neyse sonuçta işten ayrıldım. Yeğenim kendisi www.coluklucocuklu.com da yazan
biricik şahsiyet. Derin muhabbetimize karşılık iş hayatımın yüzde90 lık kısmını
“gaspetme”sinden kaynaklı görüşmelerimizin azlığı hatta şöyle demem gerekirse 9
ayda iki kere görüşmüşüzdür cinnet noktasına gelip canıma okumuştu öle böle
değil çocukluğumdan girdi gelecekteki benden çıktı neyse ki işten ayrıldım,
daha çok sevdi beni. Kardeşi evlenecekti yani benim canım minik yeğenim burnunu
sevdiğim J Düğünde
çok şükür benim yok izindi yok zırttı yok pırtı dertlerim olmadan güle oynaya
arada ağlaya zırlaya yaptık. Her şey pek
yolundaydı.
Bu işe girmemde katkısı pek çoktur kendisinin çünkü buradan aradıklarında
açmamıştım onun ısrarıyla geri aradım ve bugün buradayım. Gayet iyiyim düşünsene
işteyim ve bloguma yazı yazıyorum. Sabah çok erken gelmeme gerek yok. Ama yine
de zor. Dün yeğenimde konuştuk bugün için ama ben işten akşam dönüyordum ve
yarın muhasebe vizem olduğu için planlar yattı tabii. Niçin çünkü ben
çalışıyorum ders çalışmam lazım üstelik onlar öğleden sonra gelecekti ve işim
olmasaydı koskoca bir günümüz olacaktı bıcırıklarla takılacak ve yarında işim
olmadığı için ders çalışabilecektim. Bi şekilde telafi edilir ama bunlar
zamanla birikince yük oluyor insana. Ne biliyim sabahın kör karanlığında
kalkmak o korkunç otobüslerde yolculuk yapmak bi ekrana bakmak uzun uzun ve
gözlerinin bozulması onunla bununla uğraşmak bi yandan okula gitmek gece
pestilin çıkmış halde eve gelmek. Tüm bunları kariyerimiz için başarılı biri
olmak için yapıyoruz gelecekte daha çok sorumluluk daha çok uykusuz gece belki
biraz fazla nüfus elde etmek için belki koltuk için belki vatana millete hayır
belki de daha çok para için belki de hepsi için. Ama bunları yaparken
sevdiklerimize daha az vakit ayırıyoruz, ayırdığımızda da onların işleri
olabiliyor falan filan. Geçende dersden geç çıktım saat 10 gibi evde oldum. Duştu
yemekti çaydı derken saat oldu 11buçuk baktım ki sadece iyi geceler diyorum
anneme sadece iyi geceler. Düşünebiliyor musunuz, koskoca günün ardından sadece
iyi geceler. Bu kadar dramatize etmiyim günde çok kez arayıp annemin telefonumu
yüzüme kapatmasına neden olacak boş sohbetler yapıyorum J ama anladınız ne demek
istediğimi.
Aslında konu bu değildi nerden geldim bilmiyorum. Bence okuyalım
iyi yerlere gelelim güzel kariyerlerimiz olsun ama sevdiklerimizi de ihmal
etmeyelim. Ben bencil kötü bir kızım o ayrı ama hayat şartları işte trafik bile
etkili istanbulun iki ucu arasında ki mesafe Türkiye nin iki ucu arasındaki
mesafeden daha uzun olabiliyor. Şöyle bişeyde var bazen yıllardır görüşmediğim
dostlarla buluşuyorsun bakıyorsun sanki dün ayrılmışsın gibi belki de önemli
olan kalbinde nereye koyduğundur. Kalbindeyse her daim seninledir. Sende
onunlasındır.
Ne dedim bende bilmiyorum ama bi iç döküş oldu sonuçta
kariyere devammmmmm J
Sonuç; makyaj yapmakla yapmamak arasında ki fark 10-15
dakika daha fazla uyumak yada uyumamak ben bu aralar uykuyu tercih ediyorum. Hem
daha doğal hem sabah soğuğu yüzümü daha dinç yapıyor. Uyuyorum.
Amine!*
1811131058/pazartesi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder