17 Kasım 2013 Pazar

Yalnız Yaşayan Kadın Kötü Kadın


Dün akşam çok sevdiğim bi arkadaşımla sınav sonrası kutlamaya gittik, kebapçıya (:

Üzerine fazla düşünmeyin kebap candır hem her şey çok lezzetliydi, sohbette. Aslında bildiğimi zannetiğim ama hiç bilmediğimi fark ettiğim o kadar çok şey konuştuk ki ben en önemli detayı anlatıcam bugün.

Arkadaşım yalnız yaşayan, ayakları yere basan çok güzel bi hatun. 30 lu yaşlarını geride bırakmış enerjisi bitmeyen hukuk okumak isteyen canım arkadaşım. Yaşamında yaptığı tercih mutsuz asalak bi evliliği yürütmek yerine, kendi başına ama daha mutlu, güçlü bi kadın olmak. Buraya kadar bi problem yok hayranlık uyandırıcı bi hayat çizgisi var üstelik yanındaykende çok gülüyorum ve acayip keyif alıyorum onunla vakit geçirmekten.

Buraya kadar bi problem yok ama toplumun bakışı farklı bi önce ki yazımdanda bahsettim ucundan kenarından. 

Lisans mezunu, masterın devam eden ve dışardanda bi bölüm okuyorum, çalışıyorum hayatta ne istemediğini bile bi kızım evet muhteşem değil her şey ama kendi kanatlarıma sahibim. Annem geçenler bunları söyledim ve eğer şu an evli olsam iki de torun vermiş olsam onun daha mutlu olacağını söylediğimde güldü. Elbette ki daha mutlu olacaktı çünkü toplum gibi o da bi kızın güvenliğinin evliliğinden o kurumun gölgesinden geçtiğini düşünüyor. Mutlu bi evlilikse sorun yok ama mutsuzsan eğer bunu sürdürmeni istiyor toplum. Başbakanın söylediği gibi 3 çocuğuda patlatıp kocanın yediği affedersiniz tüm haltlara rağmen asalak gibi ona bağımlı ayrılmadan, çocukların için fedakarlıkla bu evliliği sürdüreceksin. Üstelik her fırsatta çocuklar için bunu sürdüğünü söyleyip çocuklarının da gelişimine darbe vurup bi drama, mutsuzluğa tüm yaşamını feda edeceksin. Toplumdan saygı göreceksin belki dışarıdan her şey mükemmel görünecek takdir toplayacaksın gençler sizin evliliğinize özenecek ya da her şeyi bilecekler ama senin bu “mücadeleni” takdir edecekler. Kocanda maddi olarak iyiyse parasını başkasına yedirmeyecek mutsuzlukla sen yiyecek havanı atacaksın! Ne mücadele ama asalak hayatına hayranlık duyacaklar.

İslamiyette evlenirken mehir gerçekliği vardır. Boşanma durumun da seni koruması için eşin olacak kişiden istediğin miktarda altın vb istiyorsun burada kısas 3 ay geçinebilmek. Demem o ki her şeyde islamiyeti arkasına alanlar İslamiyet boşanma hakkı tanıyor ve 3 ayda kendini toparla yoluna devam et diyor. Benim anladığım bu.

Konuştuk uzun uzun arkadaşımla bende ona anneannemin teyzesinin oğluyla evlenmemek istemesinden kaynaklı nişanı bozması sonucu, bırak konuşmayı neredeyse hiç görmediği nişanlısından ayrıldığı için eşi vefat etmiş ondan büyük dedemle evlendiğini anlattım ona.

Sonuçta bana şöyle dedi yalnız yaşayan kadın kötü kadın, mutsuz evliliğini sürdüren kadın asil kadın. Yalnız kadın kötü kadın, mutsuz çocuklu kadın anne.

Haklı olmasını bilmek çok üzücüydü. Tabii bi şeyler değişti ama bazı şeyler hiç değişmedi. Tüm haklarımızı bize tüm medeni toplumlardan önce tanıyan Atatürk bi hediye verdi bize ama bu bakış açısı değişmedikten ve bu hayatı kendine layık gören kadınlar mücadele etmedikten sonra kadınlar kocalarının oy verdikleri partilere oy vermeye devam edecekler kişiliklerini onunla var ederek.

Sanki çok anlarım ben onları gibi konuştum ama mutsuz bi kadının kanser olup her şeyi arkasında bırakıp gideceğini bilecek kadar uzun yaşadım.

Sonuç; mutlu ol, gerisi hikaye.

Amine!*
1511130930/Cuma

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder