Dün akşam çok sevdiğim bi arkadaşımla sınav sonrası kutlamaya gittik, kebapçıya (:
Üzerine fazla düşünmeyin kebap candır hem her şey çok lezzetliydi,
sohbette. Aslında bildiğimi zannetiğim ama hiç bilmediğimi fark ettiğim o kadar
çok şey konuştuk ki ben en önemli detayı anlatıcam bugün.
Arkadaşım yalnız yaşayan, ayakları yere basan çok güzel bi
hatun. 30 lu yaşlarını geride bırakmış enerjisi bitmeyen hukuk okumak isteyen
canım arkadaşım. Yaşamında yaptığı tercih mutsuz asalak bi evliliği yürütmek
yerine, kendi başına ama daha mutlu, güçlü bi kadın olmak. Buraya kadar bi
problem yok hayranlık uyandırıcı bi hayat çizgisi var üstelik yanındaykende çok
gülüyorum ve acayip keyif alıyorum onunla vakit geçirmekten.
Buraya kadar bi problem yok ama toplumun bakışı farklı bi önce ki yazımdanda bahsettim ucundan kenarından.
Buraya kadar bi problem yok ama toplumun bakışı farklı bi önce ki yazımdanda bahsettim ucundan kenarından.
Lisans mezunu, masterın devam eden ve dışardanda bi bölüm
okuyorum, çalışıyorum hayatta ne istemediğini bile bi kızım evet muhteşem değil
her şey ama kendi kanatlarıma sahibim. Annem geçenler bunları söyledim ve eğer
şu an evli olsam iki de torun vermiş olsam onun daha mutlu olacağını
söylediğimde güldü. Elbette ki daha mutlu olacaktı çünkü toplum gibi o da bi
kızın güvenliğinin evliliğinden o kurumun gölgesinden geçtiğini düşünüyor.
Mutlu bi evlilikse sorun yok ama mutsuzsan eğer bunu sürdürmeni istiyor toplum.
Başbakanın söylediği gibi 3 çocuğuda patlatıp kocanın yediği affedersiniz tüm
haltlara rağmen asalak gibi ona bağımlı ayrılmadan, çocukların için
fedakarlıkla bu evliliği sürdüreceksin. Üstelik her fırsatta çocuklar için bunu
sürdüğünü söyleyip çocuklarının da gelişimine darbe vurup bi drama, mutsuzluğa
tüm yaşamını feda edeceksin. Toplumdan saygı göreceksin belki dışarıdan her şey
mükemmel görünecek takdir toplayacaksın gençler sizin evliliğinize özenecek ya
da her şeyi bilecekler ama senin bu “mücadeleni” takdir edecekler. Kocanda maddi olarak iyiyse parasını başkasına yedirmeyecek mutsuzlukla sen yiyecek havanı atacaksın! Ne mücadele
ama asalak hayatına hayranlık duyacaklar.
İslamiyette evlenirken mehir gerçekliği vardır. Boşanma
durumun da seni koruması için eşin olacak kişiden istediğin miktarda altın vb
istiyorsun burada kısas 3 ay geçinebilmek. Demem o ki her şeyde islamiyeti
arkasına alanlar İslamiyet boşanma hakkı tanıyor ve 3 ayda kendini toparla
yoluna devam et diyor. Benim anladığım bu.
Konuştuk uzun uzun arkadaşımla bende ona anneannemin
teyzesinin oğluyla evlenmemek istemesinden kaynaklı nişanı bozması sonucu, bırak
konuşmayı neredeyse hiç görmediği nişanlısından ayrıldığı için eşi vefat etmiş
ondan büyük dedemle evlendiğini anlattım ona.
Sonuçta bana şöyle dedi yalnız yaşayan kadın kötü kadın,
mutsuz evliliğini sürdüren kadın asil kadın. Yalnız kadın kötü kadın, mutsuz
çocuklu kadın anne.
Haklı olmasını bilmek çok üzücüydü. Tabii bi şeyler değişti ama bazı şeyler hiç değişmedi. Tüm haklarımızı bize tüm medeni toplumlardan önce tanıyan Atatürk bi hediye verdi bize ama bu bakış açısı değişmedikten ve bu hayatı kendine layık gören kadınlar mücadele etmedikten sonra kadınlar kocalarının oy verdikleri partilere oy vermeye devam edecekler kişiliklerini onunla var ederek.
Sanki çok anlarım ben onları gibi konuştum ama mutsuz bi
kadının kanser olup her şeyi arkasında bırakıp gideceğini bilecek kadar uzun
yaşadım.
Sonuç; mutlu ol, gerisi hikaye.
Amine!*
1511130930/Cuma

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder