Haftanın ilk günü bugün, yağmurlu. Geçen haftanın sonlarında bir hocamın daha başbakanla ilgili sarf ettiği sözlere alınıp alınmadığımı sormasıyla haftayı yüksek gerilimde sonlandıracaktım ki takmamayı tercih etmeye çalışarak geçirdim. İşin korkunç tarafı hocanın bunu bana sınıfın orta yerinde bana yaklaşıp gülerek sorması. Sınıfta ki tek başörtülü olmam bunda etkiliydi elbette ki. Ama hocanın bunu bana sormakta ki amacı espri amaçlı mıydı ki öle olsa dahi doğru bi yaklaşım değil, diğer türlü öğrencisiyle böyle bi sohbetin içine girmeyi bir hoca niye ister hiç anlamıyorum. Ders de siyaset yapmayan hocalardan biriydi oysa ki belki de o yüzden kulaklarımdan ateş çıktı bilmiyorum.
Onca yıldır bu tür durumlara her maruz kaldığımda yaşadığım
şey içimden bi ateşin yükseldiği volkanın içine patlaması gibi ama en çok
hissettiğim şaşkınlık. Bunca eğitim bunca yaşanmışlık görmüşlük ve bilmişlik
ama bu kadar dar görüşlülük bu kadar ön yargılı yaklaşım, çok şaşırtır beni her
defasında.
Oysa ki bu ülke daha 90sanlI yıllarda Ahmet Kaya ya çatal atanları alkışlarken, bugün yerin 7kat dibine sokuyor. Bi 10 yıl sonra ne olur bilinmez. Kitleler halinde sürüklenen bi sürü yanlışın ardından gidilmedi mi yüzyıllar boyunca. Tarih denildi tekerrür denildi ama hep en baştan tekrar tekrar yaşandı. Tıpkı moda gibi o vatkalar her seferinde moda olmadı mı.
Çok uzun zamanlar önce adını bile hatırlamadığım bi
arkadaşım bana benim fikrime ters dahi olsa tartışmada azınlık kimse ondan yana
olurum demişti. Kimse benim olduğum yerde ezilemez benden yana olanlar dahi
ezemez. Bunca yıl geçti o zamanlar saçma gelen bu düstur şimdi bana “bin defa zulüm
görsende bir kere zalim olma düsturu” nu hissettiriyor. Bu tür durumlarda beni
hiç sormayın çünkü ben hiç bilmem çoğunluktan yana olmayı, ya hep tektim
fikirlerimde ya da azınlık.
Şikayetçi değilim; kim olduğumuda kim olmak istemediğimi de
biliyorum, ne kadar dibi görsemde, çoğu zaman tamamlayamasamda başladıklarımı, çoğunlukların
içinde kaybolmadım.
Sonuç: Yağmurda şemsiyeyi örtüm bozulmasın diye açıyorum.
Ama en güzeli ıslanmak hemde sırılsıklam ardından hastalıktan gözünü açamasanda
ıslanmak gibisi mi var.
Amine!*
251120131525/pazartesi





