20 Ağustos 2013 Salı

Gecmis Gec/(me)mistir



Ne çok zamanlar geçmiş. Ben şimdi karadenizin bi köşesinde ayın aydınlattığı bir balkonda böceklerin senfonisini dinlerken en son yazdığım yazımdan bu yana neler bitmiş, neler olmuş. Kimbilir kimler okuyor bu satırlarımı ya da kimler okumuyor bilmiyorum ama en gerçek sözler bunlar bana dair ondan eminim.

Öncelikle işimi bıraktım. Baktım olmuyor sabahları kalkmak işgence, akşamları sabah olmasın diye daha geç yatar olmuşum baktım dedikodu artmış dostluk eksilmiş, Allah dedim! eyvallah dedim ve bıraktım işimi,  1 yıl 3 ay 25 gün sonra ayrıldım. Lakin bilirim ki her ayrılık bi başlangıç hoş henüz bi işim yok hali hazırda tatil yapıorm günüme gün geceme gece ekliyorum ama vardır elbet başlayacak olan bişeyler. Uyuyamadığım uykularımı uyuyorum ama eski ben değilim biliyorum. Eskisi kadar gezmiyorum, artık kahvaltılar daha değerli her sabah gibi. Aileme daha bi sarılıyorum yıllardır ihmal ettiğim uzakta ki akrabalarıma yazıyorum, seviyorum onları daha bi çok. Özlüyorum sanki yanımda olanı da uzakta kalanı da. Daha az kızıyorum çokça susuyorum hala gururluyum belki ama eskisi kadar kin tutmuyorum bi de unutuyorum artık. Bana yanlış geleni uzak tutuyorum ömrümden bana nasıl gelirse öyle karşılıyorum herkesi. Sadece dostlara sarılmıyorum arkadaşlarımda var meraba dediğim. Artık biliyorum ömrümde ki herkesle can ciğer olmamam gerektiğini ve can/ım olanla sonsuz olmama ihtimalim olduğunu.

Biliyorum tıpkı ben gibi o da beşer o da şaşar. Allah ın kulu diye seviyorum bazısını, bazısını sevemesemde Allah yarattı diye kinde tutmuyorum uzakta tutuyorum/kendimden olmasada kalbimden ruhumdan sevgimden.
Hala aynı benim aslında gezi parkı olaylarında ölen genç içinde üzülüyorum, mısırda katledilen onca Müslüman kardeşim içinde yas tutuyorum dua ediyorum. Ama hala kimseye lanet okumuyorum Rabbim ıslah etsin diyorum ‘’O’’ bilir de ben bilmem diyorum.

Hala kafama estiği gibi yaşıyorum belki ama bu aralar listelerim var planlarıma dair oldukça tik attığım. Artık biliyorum kaç yaşında olursa olsun her ölüm erken, her giden hatırlanmasa da bazısı ziyadesiyle özlenecek, ve ömrüne giren herkes özel ve anlamlı gelecekteki yazılan yazım için. Hiçbirşey sebepsiz değil ve tesadüf yok hayatta. Her şey tevafuk.

Hala şımarık, dediği dedik, bildiğini okuyan kız çocuğuyum ben ama başka yazılarda okuyan biraz daha sessiz biraz daha sözsüz. Yine ben benim ama çeyrek asırlık ömrümü yaşamışken, ardımda bıraktıklarımı da, ardıma bırakacak olduklarımı da, yanına aldıklarımın da, daha farkında sevmemeleri olan ama sevmeleri çokça o kız benim; ısrarla küçük kalan ve ısrarla büyümek isteyen.


Sonuç:  o kişi dost o(a)madı sana diye sakın cezalandırma kendini. Ömrüne gün yoluna ışık olacak onca dosttan mahrum etme ruhunu. Her defasında en baştan en safiyane duygularla aç kalbini elbet bilir biri/birileri kıymetini.


Amine !*
2008130157/salı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder