27 Ocak 2012 Cuma

Banka kuyruğu diyorum ve susuyorum.


Bencil, huysuz ve ziyadesiyle şımarıklığıyla tanınan ama gülen yüzüm sayesinde bunları egale eden ya da öyle olduğunu zanneden bir kız olarak uzayan şeylerden hiç hoşlanmam özellikle beklemekten.Ama kader beni bigün bankada bi atm önünde o korkunç sırada beklememi emretti.
Yaklaşık iki ay önce, bi mevzu için para yatırmak için bi bankada başıma geldi.Güzel vatanımın (yazıcı burda güzelliği gerçek anlamıyla kullanıyor), güpgüzel bankalarından birinde (yazıcı burda hiciv gibi bişey yaptı çünkü banka gerçekte berbattı) para yatırmaya gitmemle başladı.Vezneden yapmıyorlarmış işlemi atm den yükleyecekmişiz çünkü 'yukardan' öyle demişler, bende eyvallah dedim dışarıda ki uzun sırada ki yerimi aldım.Her zaman olduğu gibi son güne bırakmıştım işimi ve geç saatlerde uyanmamdankaynaklı mecburdum beklemeye.Yaklaşık 57 dakika bekledikten sonra sıranın bana gelmesine iki kişicik kalmışken atm de problem çıktı neymiş efendim para mı koyuyorlarmış öyle bişey çektim ya sabrımı durumun düzelmesini bekliyorum bu sırada da kulaklığımı çıkardım bi gelişme olursa haberim olsun diye.
Buraya kadar donmuş ellerim ve sıra beklemekten başka problemim yoktu ama kulaklıklar çıkınca tüm gerçekler kulaklarıma dolmaya başladı.Önümdeki çift çocukta böyle bi hippi havası vardı vurdumduymaz uzun sakal saç şapka falan yanında ki de nişanlısı at kuyruğu saçları ve uzun boyu dışında sıradan biri bi de sürekli konuşması gibi ufacıcık bi özelliğe sahip.Nişanlı olduklarını da bu sayede öğrendim pardon öğrendik bütün bekleyenler olarak.''Ayyy aşkımmmm o sitede ki evi mi tutsak jakuzisi bile vardı'', ''canımmmm senin o işe girme bence hiç sevemedim orayı hem ben zırtta oturmak istiyorum orası pırtta'', ''ayyyyy aşkımmm ben evlendikten sonra mastır yapsam mı yoksa çocuğumuz olunca mı girsem ayyy çocuklarımızzzz mı desem acaba'' tabii çeşitli 'cilvemsi'' hareketler mevcut yalnız çocuktan hareket yok arada kafasını çevirip gülümsüyor en son ''aşkitommmmm sen beni dinlemiorsunnn amaaa'' dedi ve şen dullar şeklinde güldü o sırada kendimi bankanın içine attım yoksa kızın at kuyruğu elimde kalıcaktı.


Ne olur vezneden yapın şu işi diye görevliye yalvarmak için yerimi aldım ama gözlüklü amca sert ve netti ya sabır deyip dışarıda sıradaki yerimi alıpıkları ne dediler içerden vb sorularını cevapladıktan sonra yan döndüm ki korkunç çifti görüp ''aşk'' ile ilgili hayallerim sona ermesin diye bu kezde arkamda ki iki tane liseli bünye beni benden aldı yok x ona çıkma teklif etmiş diğer kızda altta kalmıyor tabii ''o mu bana da yazmıştı bi ara faceden ama ben yüz vermedim'' diyor ve golü tam atacakken, dier kız atağa geçiyor ''senin ki de bana yazıyor faceden hatta twitten dm bile atıyor arada niye büyütüyorsun ki arkadaşlar birbirine yazabilir'' dedi ve golü attı ikiside güldü sonra o gülüşü pek çözemedim.Kalbim hafiften sıkışırken bi görevli geldi oldumu acaba diye ekrana bakıyordu ki ben bi kez daha atak yapıp ''içerden yatırsak olmuyor mu'' dememle ''başbakanın böyle emretti'' dedi sonra da ''olmamış'' dedi içeri girdi normal de cırlayan bi yapısı olan ben sadece sustum.Klasik olarak başörtülü herkes malum partiye oy verir malum parti başkanına hayrandır bakış açısına sahip beyin hücreleri ölmüş biriyle hiç uğraşamazdım bu soğukta zaten adamın sözlerini benden başka kimsede fark etmemişti önümde ki çift ''cilveleşmeye'', arkamda ki kızlar ''dost sohbetlerine'' devam ediyordu arka tarafta arkadaşına starbuckta kahve içtiğini söyleyen birinden, bizim kızla buluşcam diyen garip insancıktan, abi beyoğlu yıkılıyor diyen çocuktan bahsetmiyorum bile çünkü kalbim dayanmıyor.


Tüm bunların üzerine Bismillah deyip bir kez daha içeri girdim ve yaklaşık 1saat 27 dakikadır beklediğimi söyleyip ''müdürünüzle görüşeceğim'' diye çıkışımı yaptım bu arada da bankanın müşteri hizmetlerini arıyorum ama kimseye ulaşamadım.Çok şükür geçte olsa vezneden yatırdım para mı ve dışarı çıkıp içerden yatırabilrisiniz paranızı deyip son iyiliğimide yapıp ordan uzaklaştım hemde olabildiğince hızlı.
Sonuç:Bankada sıra beklemek sabrı öğretiyor insana bi de işini son güne bırakmamayı işin olduğunda erken kalkmayı bi de gelecekte ki sevdiçeğine ne olursa olsun asla 'aşkitommmmm'' dememen gerektiğini.
Banka sevmediğimiz ve sevdiğimiz herşeyin bir araya gelmiş halidir.
Amine!*
26012012/2209perşembe

26 Ocak 2012 Perşembe

Bende cocuktum ve o zamanlar sevmezdim pembeyi

Çocukluğum kı herkese göre hala küçük bı kız çocuğuyum, Power rangers oynarken bütün kızların pembe olmak istediği, pembe tokalar taktığı, barbılerine pembe ciciler kendilerinede pembe ciciler aldırdıkları bı dönemdi.Herkesin sevdiği bı rengi sevemezdim zaten su “inek” öğrencilerden biriydim.

Bende kendime mavi rengi seçtım sarı Power ranger da kızdı kendime onu sectım barbielerime gelince onların başları ve gövdeleri bir arada durmuordu zaten.Zaten hayatım boyunca oyuncaklarını kutularda yıllarca saklayanları hiç anlayamamısımdir onlar oynamak için değil mı yanı annemın bıdı bıdı teyzenın kızının barbısı kutusunda nasılda saklıyor asla mantığıma uymuyordu ben sonuna kadar oyuncaklarıyla oynayan ve sömüren bı çocuktum pişman mıyim asla! Maviyi seçmiştım hatta odamı bile mavi renge boyatmıştım su gozyüzü mavisi olanından hani uçuk uçuk.Bi hata vardı bu renkte, soğuktuda zaten daha sonra daha büyük bi odaya terfi ettim “mavi duvarli” odamı misafir odasına dönüştü.Lilayı sevdim sonra o da çok zor bı renkti nedense bende depresif etkilere sebep oluyordu.

Bu arada büyüdüm kimine göre çok kimine göre hiç ama büyüdüm ve pembeden kacamayacağımı anladım.Benim pembemin tonu farklıydı hatta adımı bile “tozpespembe” yaptım tozpembeyle, pespembenin karışımı belki her şey bittikten sonra geriye kalan tozda ki o pembeydi ama “tozpespembe” ydim işte.

Bi çok rengi severim aslında gri dışında.Hayata keskin çizgilerle bakan bı ben için gri çok arada kalmışligi, sisleri, insanların arkasına saklandığı yalanları hatırlatıyor geçen yıla kadar kıyafetlerımde bile tercih etmezken artık benim de “gri”lerim var, hayatımdan çıkmış “gri” lere ithafen.

Aslında düşünüyorum da benİm bu pembe, toz, pespembe takıntım belkıde büyüklerin “40 defa söylersen gerçek olur” masalına dayanıyordur hani pembem kırklanırda tozpembe, pespembe bı hayatım olur kim bilir.

Sonuç:Pembeyı çok sevsekte kırmızının yeri ayrıdır gönlümüzde bı narçiçeği olsun kan kırmızısı olsun ama olsun muhakkak.

Amine !*

09012012/2157pazartesi

Yok ben senin bildiğin ''başörtülü'' kızlardan değilim.

Neymiş efendim giriş gelişme sonuç olmalıymış yazının planını çıkarmalıymışsın falan filan.Hayatım boyunca genellemeleri sevmeyen kendine göre isyankar ‘ben’ bunu da kabul etmedim tabii ki o sebepten yazının başıyla sonu arasında ‘fark’lar olabilir tabii bu sana göre çünkü hayatta ki herşey bağlantılıdır okuduklarından, ziyade kelamlarımın sana hissettirdiklerine dikkat edersen sorun çıkmaz ya da çıksın orası sana kalmış ben yazmak istediğimi yazacağım her zaman.(Yazıcı yani ben burda ‘sen’ diyerek okuyucuya samimiyetini göstermeye çalışıyor.öyle işte.)

Başörtülülerin ait olduğu ”muhafazakar” çevreye ait olmadım hiç bi zaman, annem ve babam kimseyi sınıflandırmadı hayatımızda ki, beni de belli kalıplara sokmaya çalışmadılar belki de o sebepten.Hristiyan bi komşumuz vardı mesela biz Türkiye ye dönerken ne kadar çok ağlamıştı, küçük yaşıma rağmen hala hatırlıyorum o gözyaşlarını tabii komşuluğunu da bi de bana aldığı çikolataları.

Vakıf üniversitesindeydim ama tahmin edilende değil ve grubumda başörtülü kız da yoktu, okulda da çok yoktu zaten.Özellikle tercih etmedim ama böyel oldu.

Bi dönem arafta kalmadım değil.O zaman ”muhafazakarların” ucundan baktım yalan yok.Acaba ben onlara mı aitim diye ama gördüğüm tek şey birbirini arkadan vuran dostlar, buna rağmen çıkarları için birbirine gülümseyen insanlar, gösteriş için namaz kılanlar ve hep o çevrede olduğu için kapalı olan kızlar, tabii bizzat yaşadığım vefasızlıklar, kazıklarım da oldu onlar apayrı.Benimde hatalarım olmuştur.

Bende yaptım işte o ayrımı.

Oysa ki hepsi, hepimiz özümüzde insandık.Kurallar belliydi kimimiz yapmayı tercih ettik kimimiz yıkmayı.Sadece namaz kılıyor diye adamı göklere biz çıkardık, başı kapalı diye evlenicek kız katagorisine biz soktuk.

Mesela ben; sırf mümin gibi görünüyor diye dost seçtim kendime, başörtüleride güzeldi.Sonra onun birileriyle ilgili yaptığı dedikoduyu dinleyip bi günde benimle ilgili dedikodu yaptığını duyduğumda kızma hakkım olmadı, onun dostlarını yarı yolda bıraktığını görüp kendime dost seçtim beni yarı yolda bırakmasına şaşırmamın da bi anlamıda yoktu bu durumda.

Gerçekten muhafazakar yaşayanlar elbette var, muhafazakar-mış gibi yapanlarda var.

Kimseyi katagorize etmeye gerek yok.

Sonuç:Günah benim günahım, sevap benim sevabım.Cezalandırcak olanda affedecek olanda ödüllendirecek olanda Allah (c.c) seni bağlamaz.

Amine !*
16012012/0536pazartesi